Tanıdık Geliyor Mu? Vasco Simoes (Eurosport Portekiz Spikeri) Söyleşisi

|

Geçen günlerde bir ortak arkadaş vasıtasıyla Portekizli meslektaşımla tanıştım ve Facebook'tan arkadaş olduk. Muhtemelen benim içimden geçen "Vay be, Portekiz'de kayakla atlama seyrediliyor muymuş arkadaş..." şaşkınlığı onun aklından da Türkiye için geçmiştir. Dedim bakayım orada durum neymiş, kaç kişi izliyormuş, ilgi var mıymış diye sorayım... Sordum da. Buyrunuz:



Kayakla atlamayla ilgilenmeye nasıl başladın?


Eurosport'un Portekiz'deki internet sitesi için kayakla atlama bilen birileri aranıyordu. Ben birkaç kez izlemiştim, aslında adayların hepsi sadece birkaç kez izlemişti, nasıl olduğunu bilmiyorum ama ben seçildim. Portekiz'de o dönem çok çok az kişi biliyordu sporu ve çalışacak, öğrenecek çok da kaynak yoktu açıkçası. Başlar başlamaz sporun derinliklerine indim ve hastası oldum. Anlattıkça ve haber yazdıkça da hayranlığım artıyor.

Kış sporlarına ilginin çok az olduğu bir Akdeniz ülkesi Portekiz. Ama o coğrafya insanının heyecanı sevdiğini biliyorum, Portekiz'de kayakla atlamaya olan ilgi ne alemde?


Yalan söylemeyeceğim, kayakla atlama ve diğer kış sporlarını seven kesim çok çok ufak. Her yıl artan bir yüzde olsa da, kayaktan, kış sporlarından haberi olanların sayısı hala yeterli değil. Yavaş yavaş daha fazla soru almaya başladık, daha fazla kişinin izlediğinin farkına varıyoruz. Hatta zaman zaman insanlar "Stüdyoya gelip yayında sizinle birlikte izlesek, bize anlatsanız?" diye sormaya bile başladılar. Eskiden sadece yılbaşı döneminde, insanlar Noel tatili boyunca evdelerken izlerlerdi kayakla atlamayı, şimdi tüm sezonu izlemeye başladılar.

Kayakla atlama ve kış sporlarının geleceğini nasıl görüyorsun Portekiz'de? 


Gelişmesi kolay değil tabii. Burada kış sporu tesisi çok yok. Eğer zamanında Almanya'ya ya da Fransa'ya göçmüş bir ailenin çocuğu Portekiz için yarışırsa, anca öyle başarı gelir. Bizim kış sporcularımız var ama genellikle sonlarda oluyorlar. Aslında bir sporcu olsa, bir kayakla atlamacı, insanlar onun için izleseler ne güzel olur... Adam Malysz'in Polonya'ya yaptığını Portekizli bir genç yapabilir belki... Adam'ın sayesinde Dakar bile daha çok izlendi Polonya'da bildiğim kadarıyla... Belki ileride bizde de öyle olur.



İlgilenen kesim kimlerden oluşuyor? Sporcuların özel hayranları var mı peki?


İlgilenen kesim genellikle gençler. Arada tek tük orta yaşlılar da var tabii ama genel yaş ortalaması düşük. Yaş ortalaması düşük olduğu için de tabii özellikle yakışıklı sporcuların hayranları bol oluyor. Schlieri gibi, Kofler gibi kişilerin bayağı hayranı var. Avusturyalılar genel olarak çok seviliyor zaten başarılı oldukları için, onun dışında da Simon Ammann ve biraz da Norveçseverler var.

İnsanlara "Kayakla atlama anlatıyorum" dediğinde ne diyorlar? Beni bayağı garipseyenler olmuştu başta, sana da oldu mu?


Kesinlikle! Başlarda "Aaa o sen miydin? Sen nereden biliyorsun yahu kayakla atlamayı?" diye soranlar oldu. Ama saygı görüyorum çoğu zaman. İnsanlara kuralları anlatmaya başlayınca susmamı söylüyorlar yalnız, çünkü çok karışık geliyor. Yine körling anlattığımı da söyleyince aynı tepkileri alıyorum.

Aslında genel tepki şöyle oluyor; ben kayakla atlama ya da körling anlatıyorum dediğimde "Aaa dur, ben arada izliyorum ama şu kuralı anlamıyorum, bana bir anlatsana" diyorlar.


Zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim Vasco.


Ben teşekkür ederim, umarım yakın zamanda kış sporları iki ülkede de daha fazla ilgi görür.



İkinci yarıya girerken...

|

Gazoz Ligi'nde ilk yarı sona erdi. Olumsuz hava koşullarından ülkenin bir çok unsuru gibi etkilenen ligde erteleme maçlarının tamamlanması da mümkün olmadı. Ligin fiilen ondördüncü haftası başlarken puan tablosunda hâlâ 11 maçlı, hatta 9 maçlı takım bulunması dikkat çekiyor.

Sezonun sonundaki playoff için her puanın giderek kritiklik kazandığı bu dönemde her takım bunun getirdiği belirsizlikle ikinci yarı hazırlıklarını tamamladı.

Ligin ikinci yarısının start almasına 24 saatten biraz fazla süre kala, ara transfer döneminin de sonuna gelindi. Neurosport'umuz, bu transfer dönemini de boş geçmedi. Vatani görevini başarıyla tamamlayarak hür generalliğe terfi ettirilen oyuncumuz Gökhan Korkmaz takımımıza geri döndü. Ancak Neurosport'un takımı iyileştirme çabaları bununla da kalmadı. Yenilsen de Yensen de programında Bursaspor'u temsilen katılan Emre Ünal da 2011-12 sezonu ikinci yarısında Bal Porsuklarının formasını giyecek.

Geçen sezonda Emek Ege'nin 6 numaralı formasını giyen Gökhan yabancılık çekmemesi için yine aynı numarayla mücadele edecek. Diğer oyuncumuz Emre ise Anelka ve Kırklareli'ne selam çakarak 39 numaralı formayı seçti... 

Takım kadrosunun da tamamlanmasıyla birlikte, takım ve münferit fotoğrafların tamamlanması ve tam takım poster fotoğraf çekimleri için de geri sayım başladı. Bu görsel hazırlıkların tamamlanmasından sonra kulübümüz resmi sitesi de yeni yüzüyle sizlerle olacak. 

Camiamıza onör ve gurürle duyururuz.


Neurosport Futbol Kulübü

Moussa Sow'dan Neurosport'a mesaj

|




O, Fransa’nın yeni Henry'si. 26 yaşında. Senegal asıllı Fransız. Fransa'nın Lille Kulübü'nde oynuyor. Geçtiğimiz sezon Fransa'da yılın futbolcusu ödülüne layık görüldü. İki ayağını çok iyi kullanan, alı veri olan, bam bam kaleye vuran ve adını futbol dünyasında herkese duyuran Moussa Sow.

Futbol dünyasının yeni yıldızı Sow’la yaklaşık 4 ay önce de keyifli bir röportaj gerçekleştirmiştim. Kendisi, futbolu kadar düzgün karekteriyle takdirimi toplamıştı.

Türk medyasında yaklaşık 10 günden beri "Sow, Neurosport’un gündeminde."
Her gün yeni bir Sow ve Neurosport haberi okumak mümkün.

Fransa’da yaşayan bir gazeteci olarak yakından tanıdığım Moussa Sow’la Neurosport konusunu sormak üzere telefon açtım. Ama kendisine 'Noel' tatilinde olduğu için bir kaç günden beri ulaşamadım. Baktım olmuyor ben de Lille kampına gittim ve idman sonrasında kendisiyle yüzyüze görüşme fırsatı buldum.

İşte Sow ile gerçekleştirdiğim sohbetin detayları...


- Selam Sow.. Öncelikle yeni yılını kutlamak istiyorum. Her şey gönlünce olsun. Uzun zamandan beri arıyorum, ulaşamadım sana?

-Sana söylediğim gibi noel tatilinde çıkıp biraz moral depoladım. Çok teşekkür ederim. Senin de yeni yılın kutlu olsun bu arada.

- Şampiyonlar Ligi'nde Trabzon’la oynadığınız maçta iyi bir performans göstererek bir gol atmıştın. Türkiye seni bu sayede çok iyi tanıdı.

- Teşekkür ederim Alican. Biz takım olarak çok iyi oynadık. Trabzon seyiricisi inanılmazdı. Türkiye’ye ve özellikle Gazoz Ligi’ne olan sempatim o maçtan sonra başladı. 

- Sow,  Türkiye transfer listesinde gündemdesin. Hemen hemen her gün gazetelerin manşetindesin. Neurosport'un seni transfer etmek istediği yazılıyor. Senden bu konu hakkında gerçekleri öğrenebilir miyim?

- Bana Neurosport'tan yapılmış bir teklif yok Alican. Ama beni transfer etmezlerse Fenerbahçe'ye gideceğim.

- Ama Neurosport veya başka bir Gazoz Ligi takımından teklif alsan?

- Sana daha önceki röportajımda da söylediğim gibi Türkiye'de seve seve oynarım. Ayrıca Neurosport gibi büyük bir külüpte oynamak gurur verici. Gazoz Ligi'nde ise sadece Neurosport'ta oynarım. Transferim gerçekleşmez ise Süper Lig yolu gözüküyor.

- Neurosport’ta özellikle Emre Özcan’ın seni çok  istedigi söyleniyor. Emre Özcan tanıyor musun?

- Çok büyük bir antrenör olduğunu biliyorum. Gazoz Ligi’nde yarattığı harikaları tüm Fransa konuşuyor. Ama bir görüşmemiz olmadı kendisiyle.

- Lille ile süren bir sözleşmen var. Ama seni isteyen bir sürü takım olduğunu biliyorum. Ne yapmayı düşünüyorsun?

- Evet sözleşmem var. 

- Seni isteyen takımları bana söyleyebilir misin?

- Şu an isim veremeyeceğim.

- Neurosport, Fenerbahçe ve Galatasaray gibi takımlardan teklif aldığını biliyorum?

- Evet doğru Alican. Bonservis bedelim 10 milyon Euro öncelikle takımım Lille ile anlaşmaları lazım.

- Sow sana çok teşekkür ederim. Verdiğin içten cevaplar için. Senin için her şeyin hayırlısı olsun. 26 yaşındasın henüz. Ben, futbol dünyasında son 10 yılına damga vuracağına inanıyorum. Her şey gönlünce olsun.

- Çok teşekkür ederim Alican. Türkiye'ye benden selamlar.


Neurosport Futbol Kulübü

Şaşı bak şaşır

|

Binbir gece dizisindeki Kudret karakterinin kamuoyunda bıraktığı imajdan sıyrılmak amacıyla saçını uzatıp sakal bırakan Bartu Küçükçağlayan'ın, kulübümüz efsanelerinden Erman Yaşar'a benzeme çabaları dikkatlerden kaçmadı.

Medyada "Medya Devi Erman Yaşar saç mı ektirdi" dedikodularına yol açan durumu netliğe kavuşturmak için bu açıklamayı yapma gereği duyduk.




İkilinin birbirine benzerliğinin sayın Küçükçağlayan'a kazanç sağlamakla Erman Yaşar'a itibar kaybettirmek arasındaki gelgitleri kamuoyunu epeyi meşgul edeceğe benziyor.


Yorumu değerli camia mensuplarımıza bırakıyoruz.


Neurosport Futbol Kulübü

Emre Özcan Basın Toplantısı

|


Ligimizin yeni uygulamasının devamında takımımız teknik direktörü Emre Özcan da basının sorularını yanıtladı.

Zorlu Espora maçını 3-1 kazandınız, maçla ilgili düşünceleriniz nedir?

Geçtiğimiz hafta ligin kağıt üstünde ve puan tablosunda en önemli takımı olan Etkisiz Eleman karşısında muazzam mücadele etmemize rağmen öne geçtiğimiz maçı kaybetmiştik. Puan alınamadığı için bu maç moralleri biraz bozdu ama iyi oyun da takıma büyük umut verdi. Artık galibiyet serisine başlamamız gerekiyordu ve bunun için de hedef maç Espora'ydı. Korner organizasyonuyla öne geçtiğimiz maçın devamını iyi getirdik ve play-off için önemli rakiplerimizden birini mağlup ettik. Artık ligin son iki maçında bu seriyi devam ettirerek devre arasına en iyi noktada girmek istiyoruz.



Maça değişik bir düzende çıktınız.

Evet, özellikle önemli oyuncularımızdan Emre Alayoğlu'nun yokluğu ve 2 haftadır takımdan uzak kalan İlker Üçer'in dönüşüyle birlikte bu sezon klasiğimiz olmaya doğru giden 4-3-3'ü bırakıp 4 merkez orta sahalı ve çift forvetli 4-1-2-1-2'ye döndük. Tabii bunda rakibin savunmadaki eksiklerini takımın en dinamik ve patlayıcı güce sahip oyuncusu olan Serhat Barut'u forvete çekerek değerlendirme düşüncesi de mevcuttu. Hem Serhat forvette rakibi çok iyi yıprattı, hem de Yusuf, Mustafa, İlker ve Gürcan'lı orta sahamız rakibi merkezde boğdu. Sonuç olarak umduğumuz gibi, ama beklediğimizden biraz daha kolay bir maç oldu.

İlk gol öncesinde Armağan'ı ceza sahasına gönderdiniz. Golü atacağını mı hissettiniz?

Elbette hayır ama korner sırasındaki yerleşim itibarıyla geride çok fazla adamımız vardı ve rakip kendi ceza sahasına gömülmüştü. Armağan da fizikli ve bu fiziğini ikili mücadelelerde iyi kullanan bir oyuncu. Onu orta yuvarlakta görünce rakibin de o anda bizim alanımızda fazla tehdidi bulunmaması nedeniyle ceza sahasına gitmesini söyledim ve sonuç olarak golü yaptı. O da yaklaşık 1 aydır takımdan ayrıydı ama kendisi bizim için gerçekten çok önemli bir oyuncu. Sadece saha içinde değil, aynı zamanda saha dışındaki tavırlarıyla da gerçekten Neurosport'un ruhunu temsil eden en önemli oyunculardan. Onun kariyerinin ilk golüne ve böyle bir geri dönüşüne katkım olduysa bu anlamda çok mutlu olurum.

Haftaya Köstebek maçı var, o maçla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Köstebek ligin yeni ama en sağlam takımlarından biri. Şu anda çok iyi durumdayız ve Etkisiz maçında gösterdiğimiz gibi ligde yenemeyeceğimiz takım yok. Neurosport'un sezon gidişatı anlamında çok önemli bir maç, galibiyet istiyoruz ama galibiyetten çok bir kez daha takımın karakteri adına daha anlamlı bir maç. Umuyorum kazanacağız.

Röportaj : Yusuf KOÇ

|


Espora galibiyetinden sonra, ligin yeni uygulaması kapsamında yapılan basın toplantısına takımımızın son haftalardaki çıkışıyla dikkat çeken ismi olan Yusuf Koç katıldı. Soru cevap şeklinde geçen toplantının detaylarını sizlerle paylaşıyoruz.

Zorlu bir mücadeleydi. Üç puan aldınız. Maç için neler söyleyeceksin?

Zor geçeceğini biliyorduk. Erken bulduğumuz gol, işimizi kolaylaştırdı. Bunu hep yapıyoruz aslında, maçlara çok iyi başlayıp erken gol buluyoruz ama ilerleyen dakikalarda, zaman zaman oyundan düştüğümüz bölümlerde gol yiyoruz. Bu maçta daha iyi konsantre olduk ve disiplinden kopmadan skoru korumayı başardık. Umarım bu istikrarımızı ilerleyen haftalara da taşırız.

Bu 3 puanı neye borçlusunuz ?

Akıllı oyun ve iyi mücadeleye borçluyuz. Takım olarak çok iyi savunma yaptık. Kalecimiz Onur Erdem’den, en uçtaki oyuncumuz Atigol’e kadar herkes çok iyi savunma yaptı. İyi alan daralttık ve topla hızlı oynadık. Tam bir Premier Lig maçıydı. Şans yanımızda olsa çok daha fazla gol atabilirdik. Bizim için nazar boncuğu olsun.

Rakibe özel bir taktik uyguladınız mı ?


Uyguladıysak da burada onu söyleyecek değilim (Gülüyor). Emre Hocamızın bize verdiği taktiği elimizden geldiğince yerine getirmeye çalıştık. Hafta içinde sürekli Espora’nın maçlarını izledik ve maçı kafamızda oynadık. Hatta Çağrı’nın kafasındaki maç da 3-1 bitmişti. Göksel de skoru maçtan önce tahmin etmişti ama totem yapıyor diye hiç birimiz inanmamıştık. Sadece Berk inandı ama o da maçta oynamadı zaten.

Golleri değerlendirecek olursak. Armağan’ın Neurosport formasıyla ilk golüydü. Neler söyleyeceksin ?

Armağan’ın attığı gol çalışılmış korner organizasyonlarımızdan biriydi. Hocamızla birlikte özellikle duran toplara çok iyi çalışıyoruz. Zaten ligin son iki maçında attığımız 3 gol duran toplardan. Bu korner de hafta içinde çokça çalıştığımız bir pozisyondu. Armağan’ın ilk golü olması da ayrıca mutlu etti beni. Diğer taraftan Çağrı’nın da ilk asistiydi. İlklerin pozisyonu oldu kısaca (gülüyor)

Sen pozisyona uzaktın ama sence verilen penaltı penaltı mıydı ?


Bence net penaltıydı. Zaten rakip de itiraz etmedi.

Maç öncesi büyük gerginlik vardı. Özellikle sosyal paylaşım sitelerinde iki takımın oyuncuları sürekli birbirine sataşıyordu. Bu sizi olumsuz etkiledi mi?
Elbette olumsuz etkilemedi. Biz galibiyetten emindik. Aslında rakip takımdan sadece Kubinho ortamı germeye yönelik bir takım girişimlerde bulundu ama biz takım olarak soğukkanlılığımızı saha dışında da göstererek, o arkadaş ile çok fazla tartışmadık. Kulübümüzün etik değerlerine zarar vermeyecek ölçüde cevaplar verdik. Bu konunun daha fazla uzatılmasının anlamı yok. Her oyuncu Neurosport’a karşı hırslı olur ve her takım Neurosport’tan puan alabilmek için sahaya çıkar.

Maçtan önce rakip takım oyuncuları size büyük bir jest yaparak gazoz ikram ettiler. Bu konu hakkında ne düşünüyorsun ?
Gerçekten çok duygulandım. Rakip takımın çoğunu tanıyorum. Hepsi benim kardeşim sayılır. Pırlanta gibi çocuklar. Bu güzel davranış beni çok mutlu etti. Bu lige yakışan güzel bir takım olduklarını gösterdiler. Tekrar teşekkür ediyorum.


İyi oyunculardan kurulu tecrübeli bir takıma sahip olmanıza rağmen ligde üst sıralarda değilsiniz. Yeni yılda sizi üst sıralarda görebilecek miyiz ?

Kadro olarak ligin en iyi ekiplerinden biri olduğumuzu düşünüyorum. Her bölgede birçok alternatifimiz var. Ligin bundan önceki kısmı biraz birbirimizi tanıma süreci şeklinde geçti. Her ne kadar bu ligin tecrübeli ekiplerinden olsak da yeni sezona yeni hoca ile başladık. Aramıza çok değerli arkadaşlarımız katıldı. Bu süreç biraz adaptasyon süreci şeklinde geçti. Bundan sonraki süreçte çok daha iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum. Takım olarak kenetlendik. Kulüpteki arkadaşlık ortamı müthiş. Tam bir kolej takımı olduk diyebilirim. 2012 ile birlikte bu takım üst sıralara çıkacak, hak ettiği yere gelecektir. Bundan taraftarımızın şüphesi olmasın.

Sana gelecek olursak. Espora karşısında iyi mücadele eden takımın, iyi mücadele eden bir oyuncusuydun. Yeni mevkiinde 3-4 maçtır çok iyi performans gösteriyorsun ve her geçen gün üzerine biraz daha koyuyorsun. Bu nasıl oldu ?

Geçtiğimiz yıl Caner Eler ve sonrasında Erman Yaşar dönemlerinde forvet olarak mücadele ediyordum. Zaman zaman kanatlarda görev alsam da sıklıkla ileri uçta oynuyordum. Altyapılarda da hep bu mevkide oynadım. Özellikle büyük sahaya alışamamam sebebiyle bir türlü isteneni veremedim. Sonrasında İsmail Şenol’un kenarda olduğu bir maçta, savunmadaki oyuncularımızın sakatlanması sebebiyle stoperde görev aldım. Bu bölgede de elimden geldiğince mücadele etmeye çalıştım ancak kendimi çok iyi bulmuyordum. Geçtiğimiz ay Etkisiz Eleman ile oynana hazırlık maçında hocamız Emre Özcan’ın isteği doğrultusunda orta sahada görev aldım. O maçta kendimi bu bölgede çok iyi hissettim. Hücum anlamında takıma çok katkı sağlayamasam da savunma anlamında iyi işler yaptığımı düşünüyorum. Hazırlık maçında kondisyon problemi yaşadım ancak sonraki maçlarda bunu da aştım. Artık 90 dakika çıkarabilir durumdayım.

Bu bölgede oynamak beni rahatlatıyor. Eski çekincelerim kalmadı ve artık mücadeleden çekinmiyorum. Önsezimin fena olmadığını düşünüyorum ve bu da top kapma konusunda bana avantaj sağlıyor. Çalım yediğimde oyuna küsmüyorum ve dönüp tekrar savunma yapmaya çalışıyorum. Karşındaki gerçekten çok teknik biridir ve sana çalım atabilir, önemli olan dönüp tekrar savunmaya geçmektir. Bu takıma direnç getirir. Mücadele hırsı getirir.

FM diliyle konuşursak tackling, marking, work rate, teamwork, composure, anticipation gibi özelliklerimin kötü olmadığını düşünüyorum. Bunu yanında asla “oldum” demiyorum. Daha kat etmem gereken çok şey var. Pas yüzdemi yükseltmeliyim. Bundan 1 ay öncesinde başımı dahi kaldırmaya korkarak oynuyordum. Şimdi başımı kaldırıp, pas verecek adam arayabiliyorum. Yarın bunu daha iyi yapan biri olmak için çalışacağım.

Saha içinde kafam rahat oynuyorum ve en önemlisi de hata yapmaktan korkmuyorum artık. Eksiklerimi gidermek için özel antrenman programlarıma devam ediyorum. Bugünlere gelmemde hocamın ve takım arkadaşlarımın katkısı gerçekten çok büyük. Hayatımda ilke kez oynadığım bir mevkide zevk alarak oynuyorsam bunu Neurosport camiasına borçluyum. Daha fazla çalışıp ikinci yarıda takımıma daha fazla şey verebilmek için mücadele edeceğim.

Arkadaşlar son bir soru lütfen.

Önümüzdeki hafta Köstebek ile karşılaşacaksınız. Bu maç için neler söyleyeceksin ?


Valla bundan sonra zor maç kolay maç yok. Sir Alex’in de söylediği gibi “lig Noel’den sonra başlar”. Her maça final havasında hazırlanıp galibiyet serimizi sürdürmek istiyoruz. Taraftarımıza şampiyonluk vermek istiyoruz. O kupayı müzemize götürmek istiyoruz ve bunu başarabilecek güçte olduğumuzu biliyoruz. Net!

Teşekkürler Yusuf.

Ben teşekkür ederim.

Espora'ya teşekkürlerimizle

|

Lig başladığından beri tatlı bir rekabetin sinyallerini veren rakibimiz, daha önce belirttiğimiz gibi Neurosport'la aslında ortak noktası fazlaca olan bir takım.

Kadir Has Spor İletişim Sertifika Programı mezunları ve çalışanlarından oluşan bir takım olan Espora, bünyesinde bu programın eski mezunlarından bulunduran Neurosport'la yolları kesişen bir ekip. Bunun paralelinde, spora ve futbola bakış açılarıyla da ortaklıkları oldukça fazla.

Geçen sezon lige özellikle El Bombastico'larla kattığı renk sanal alemde bile büyük yankılar uyandıran Neurosport'umuz, bu sezon benzeri bir renk katma potansiyeline sahip bir rakiple aynı ligde oynuyor olmaktan son derece memnun.



Nitekim dünkü maç öncesinde, yukarıdaki fotoğrafta görülebilen fikren basit ancak şık jestiyle farkını ortaya koyan, bunun da ötesinde saha içinde oyun gereği sertlikler dışında en ufak bir sürtüşmeye mahal vermeyerek sergilediği centilmen ve sportmen tavırla lige yakıştığını bir kez daha ispatlayan Espora'ya kulüp olarak teşekkürlerimizi sunarız.

Ligin ikinci yarısındaki rövanş maçını şimdiden sabırsızlık ve merakla bekliyoruz.


Neurosport Futbol Kulübü

Neurosport : 3 - 1 : Espora FC

|

Klişe bir yorum vardır, "bu maçı ilk golü atan kazanır". Öyle bir karşılaşma olacağını ilk dakikasında belli eden Neurosport - Espora mücadelesinde Armağan Ükünç kornerden gelen topu ayağının içi ile filelere göndererek takımının çok ihtiyacı olan üç puana kavuşmasını sağladı.



Haftalardır ortaya koyduğu iyi futbolun karşılığını sonunda 3 puan olarak alan Bal Porsukları'nda günün kahramanı Armağan oldu. Başarılı futbolcu kariyerinin ilk golünü atarak Neurosport'u karşılaşmanın henüz başında öne geçirip kazanma baskısının büyük çoğunluğunu arkadaşlarının üzerinden aldı.

Golün sahibini görev aldıkları sürenin tamamını hatasız oynayan savunma hattından ayırmak haksızlık aslında. Soner, Göksel, Çağrı ve Armağan dün gece Şan Öktem'de kazanan takımı belirleyen dörtlüydü.

Bu araya bir not eklemeli. Savunma hattının gölgesinde kalmayı her zaman kabul edeceğinden emin olduğumuz Onur Erdem ise bugüne kadar Gazoz Ligi'nde görülen en güzel kurtarışlarından birine imza atıp, kale güvende demeyi unutturmadı.

Defans hattının bu kadar kusursuz gözükmesinde kilit rolde ise İlker, Yusuf  ve Mustafa'dan oluşan orta saha vardı. İlker maç eksiğine rağmen yine her deliği kapatırken Yusuf son haftalardaki çıkışını sürdürüp takımın eksikliğini çektiği sertliği ortaya koydu. Ve Mustafa, rakip takımın en önemli adamını sahadan silerken her fırsatta takımının hücumda bir kişi fazla oynamasını sağladı.

Son haftalarda attığı gollerle kendini yeniden bulan Atilla ile Neurosport'un ciğeri Serhat da arkadaşlarına ayak uydurunca zor maçı kolaya çevirdi kırmızı-lacivert-beyazlılar.

Oyuna giren çıkan, sakatlıklıklar ve cezalar nedeniyle sahada olamayan herkesin birbirini tamamladığı bir gün yaşanınca skor da kendiliğinden geldi.

Ama tabelada yazan 3-1'de ince dokunuşu olan iki ismin de altini çizmeli. İlki geride kalan Armağan'ı kornerde rakip ceza sahasına gönderip gole vesile olan ve teknik direktörün oyuna etkisini gözler önüne seren Emre Özcan. Diğeri de altın dokunuşları ile sessiz sedasız Neurosport'un kaleye her inişine imza atan Gürcan Ulusoy.

Haftalardır oyun kalitesini yukarı çekmeye devam eden Neurosport, ismini üst sıralara taşıma yolunda önemli bir virajı kazasız döndü.

Şimdi kafalarda kalan, lige yaptıkları kötü başlangıçın ardından toparlanan Bal Porsukları haftaya Köstebek ile oynanacak olan maçı da kazanarak ortaya koyduğu güzellikleri seri galibiyetlerle taçlandıracak mı?


Neurosport Futbol Kulübü

10'lar Öyle İstedi

|

Gazoz Ligi 10. hafta mücadelesinde Neurosport'umuz ligin namağlup lideri Etkisiz Eleman'la karşı karşıya geldi. Son derece soğuk bir havada, tabanında buzlanma olan sahada oynanan mücadele oldukça denk geçti.

İki hafta öncesinde hazırlık maçında mağlup ettiğimiz takıma karşı bu kez puan mücadelesi için çıkan takımımız karşılaşmaya Onur Erdem, Alican Keser, Soner Öztürk, Göksel Çoğalan, Ozan Sülüm, Mustafa Özdemir, Yusuf Koç, Emre Alayoğlu, Barış Gerçeker, Serhat Barut ve Atilla Nesiboğlu ilk onbiriyle çıktı.

İlk 20 dakikada topun mutlak hakimi olan takımımız, yedinci dakikada 10 numaralı Emre Alayoğlu'nun kullandığı serbest vuruşta altı pasta çok düzgün bir vuruşla kaleciyi mağlup eden Yusuf Koç'un golüyle 1-0 öne geçti. Yirmili dakikaların sonundan itibaren oyunun hakimiyeti rakibe geçti, devre bitmeden, bu kez rakibin 10 numaralı Emre'sinin golüyle skora eşitlik geldi.

İkinci yarı dengeli oyunla başladı. Yavaş yavaş oyuncu değişiklikleriyle saha içindeki etkinliğini korumaya çalışan takımımız topa hakimiyetini gol pozisyonlarına çeviremedi. İlerleyen dakikalarda ligin şu anki gol kralı Emre'nin ikinci golüyle 2-1 geri düşen takımımız geri kalan dakikalarda Dinamo maçında yaptığını yapamadı ve sahadan 2-1 yenik ayrıldı.

Takımın sağ beki Alican Belözoğlu'nun heyheylerinin gidip geldiği dakikaları saymazsak oldukça sakin ve centilmen geçen karşılaşmada iki takım oyuncuları arasında maç sonunda yine güzel tablolar sergilendi.

60 dakika bittiğinde sahada oynadığı futbolun karşılığını puan hanesinde puan olarak göremeyen Neurosport'ta ise, acı tatlı bir ruhhali hakimdi. Ligin maç başına 4'ün üzerinde gol atan takımına karşı verilen mücadele oyuncuları ve teknik heyeti memnun ederken, son iki haftada kazanılabilecekmiş gibi gözüken 6 puanın sadece 1'ini alabilmiş olmanın burukluğu söz konusuydu.

Hedeflediği play-off pozisyonu için belirlediği puanın şu an için altında kalan Neurosport, ligin ilk yarısının bitimine üç maç kala, önündeki Espora, Köstebek ve AKUT maçlarından alabileceği maksimum puan olan 9 puanı alabilmek için hazırlıklara başladı.

Neurosport Futbol Kulübü

Şaibe derinleşiyor

|

Geçen hafta patlayan 71. klasör skandalının henüz dumanı tütmekteyken aşağıdaki fotoğrafla işler iyice sarpa sardı sevgili Badgerseverler...

Göksel Çoğalan ve Barış Gerçeker arasındaki seviyesiz GTalk tapelerinin gündeme bomba gibi düşmesinin üzerinden henüz sadece iki gün geçmişken camiamız bu kez de bir fotoğrafla sarsıldı.


Göksel Çoğalan'a yakınlığıyla bilinmesine rağmen takım içerisindeki çeteleşmeye olan tavrından dolayı hiç bir oluşuma dahil olmayan Barış Gerçeker'e ekteki fotoğrafla gönderilen mesaj merak konusu.

KIPSS, öptk ve kib kısaltmalarının anlamı konusundaki iddialar savcıyı bir kez daha harekete geçirdi.

Geçen hafta sızan tapelerde Barış'la Göksel'in diyaloğunun samimiyetine rağmen sözkonusu sızmadan, kulüp mekaniklerini elinde bulunduran Kabataş Çetesi'nin Barış'ı sorumlu tuttuğu, çete lideri Çoğalan'ın Barış'ın süresiz kadro dışı kalması için kulüp teknik heyetiyle diyalogda olduğu gelen bilgiler arasında. 

Kısaltmalardan KIPSS'ın "Kabın Isındı, Problem Sana Söylendi", öptk'nın "Önümüzdeki Problem Tamamen Kalktı", kib'in ise "Kendine İş Bul" olduğu gelen iddialar arasında.

"8 vuruş Kabataş" ifadesinin ise Barış Gerçeker'in dışında çeteyle arası iyi olmayan yedi kişinin daha topun ağzında olduğu anlamına gelebileceği ifade edildi.

Kulübümüz yönetimi, dönem dönem el değiştiren bu güç dengelerini elinde tutan kulüp içi çetelere karşı çaresiz kalmış durumda. Kuruluş döneminde Beylikdüzü çetesinden çok çeken kulüp dinamikleri şimdi ise Mustafa Özdemir'in gizli liderliğinde, paravan olarak Göksel Çoğalan'ın bulunduğu, Alican Keser'in yeni tetikçi olarak atandığı, elektronik iletişim ve dosyalama işlerini ise Çağrı Şenol'un yürüttüğü bir oluşum olarak tehlike arz ediyor. Çağrı Şenol'un ağabeyi İsmail Şenol'un da hareketin arkasındaki isimlerden biri olduğu, sakatlığı nedeniyle takımdan uzak kalan İsmail'in kardeşini çeteye çete katılım payını bizzat kendi cebinden ödeyerek soktuğu da gelen bilgiler arasında. 

Takımın teknik direktörü olan, bir dönem gücü yeniden eline almak isteyen odakların Harbiye'de oluşturmaya çalıştığı çete organizasyonunun da parçası olmaya yeltenen ancak bu oluşumun yolun başında dağılmasıyla sahipsiz bırakılan Emre Özcan'ın yarınki kritik Etkisiz Eleman karşılaşması öncesinde takım ve maç kadrolarını henüz açıklamamış olması da dedikoduları alevlendiriyor. Başta Barış'ın 18 kişilik takım kadrosuna alınması olmak üzere, süresiz kadro dışı ve hatta para ve baklava cezası konusunda direten Kabataş çetesine karşı teknik heyetin tutumu merakla bekleniyor.

Gelişmelerle yeniden sizlerle birlikte olacağız.

Tabii, bu arada çete siteyi de ele geçirmezse...


Neurosport Çete Kulübü

ŞOK Gelişme! 71. klasörde neler var!

|

Şike soruşturması kapsamında ortalığa dökülen özel telefon konuşmaları ülke gündemini derinden sarsmışken, hiç bir gazete, televizyon kanalı veya internet sitesinin sahip olmadığı 71. klasör isimsiz bir emaille kulübümüze ulaştı.


Türk futbolundaki ikili ilişkilerdeki en mahrem detayların bile ortaya döküldüğü tapelerden yakayı kurtardık dediğimiz anda gelen bu emailin içeriği bizleri dehşete düşürmüş bulunuyor. Tape dökümlerini paylaşıyoruz:







Bu şok belgeler ışığında kulübümüz yönetiminin alacağı aksiyonlar için sitemizi takipte kalın.


Neurosport Futbol Kulübü

Yakında...

|


Zirveye gözdağı

|

Neurosport'umuz, yeni sezon formalarının da siftahını yaptığı karşılaşmada, ligin puan tablosundaki konumu itibariyle sürpriz takımlarından Dinamo Express'le 2-2 berabere kaldı.

Salı akşamı, zaman zaman yağış altında oynanan karşılaşmaya, Murat Sıcakkanlı, Alican Keser, Soner Öztürk, Göksel Çoğalan, Çağrı Şenol, Yusuf Koç, Gürcan Ulusoy, Mustafa Özdemir, Serhat Barut, Barış Gerçeker, Atilla Nesipoğlu onbiriyle başlayan takımımız, maçın ilk dakikalarında oyunu kendi alanında kabul eden ve toplu oyunda birlikte hücuma çıkan rakibi karşısında orta sahada üstünlük kurdu. Bu üstünlük sonucunda net pozisyon üretmekte ise çok başarılı olamadı. Yine de Serhat Barut'un pasıyla klas bir forvet golüne imza atan Atilla "The Georgian" Nesipoğlu'nun golüyle ilk yarıyı 1-0 önde kapadı. İlerleyen dakikalarda hava topu hakimiyeti adına Atilla yerini Berk "The Flo" Halimoğlu'na bıraktı.

İkinci yarıya, beklenenin aksine oyuncu değişikliği yapmadan çıkan takımımız ikinci gol için iştahını sürekli göstermesine rağmen yine kale önünde zenginlik yaratamadı. Bu dakikalarda dengelenen oyun Dinamo'nun kalemizde tehlikeler yaratmasına neden oldu. Nitekim bu tehlikelerden birinde Göksel "The Razzi" Çoğalan'ın sektirdiği topta Taner, Murat Sıcakkanlı'yı mağlup etti ve skora dengeyi getirdi. Çok geçmeden, yine Göksel'in hamle hatasıyla arkasına kaçırdığı topta Alican "The Belözoğlu" Keser'in de kademeye girememesi sonucu şanssız bir şekilde 2-1 geri düştük.

Bu dakikadan sonra oyuncu değişikliklerini bir satranç ustası edasıyla gerçekleştiren Emre Özcan'ın hamleleri sonuç getirdi ve son dakikalarda Berk'in asistiyle fileleri bulan yine Atilla oldu. Bu golden önce Serhat Barut'un ceza sahası içinde net bir şekilde faule maruz kalmasını kaçıran karşılaşmanın hakemi Feyyaz'ı ise vicdanıyla başbaşa bırakıyoruz. Şaka şaka, bırakmıyoruz, futbol bu, olur böyle şeyler.

Karşılaşma, beklendiği üzere, hemen her Neurosport karşılaşmasında olduğu gibi son derece centilmen ve dostane bir ortamda oynandı. Takım içerisinde kısa bir süre gerginlik yaşayan Dinamo Express oyuncularının topun kendilerinden uzak olduğu anlarda kendi aralarında yaşadıkları diyalog bile ne denli güzel adamlar olduğunun ispatıydı. Böyle bir rakiple saha paylaşmak gerçekten ayrı bir keyif.

Karşılaşma öncesi yeni formalarla katalog çekimi yapılmasına gayret edildi. "Gayret edildi" diyoruz, zira makro lensiyle vesikalık çekmek çok da kolay değil. Doğru lensle, daha güzel bir ışık ortamında çekilecek ikinci parti fotoğraflar sitemizde paylaşılacaktır.

Yine de, siz yabancı değilsiniz, şöyle ufak bir ipucu verelim:



Neurosport'umuz ligde bir sonraki karşılaşmasını 27 Aralık Salı akşamı ligin namağlup lideri Etkisiz Eleman'a karşı oynayacak. 


Neurosport Futbol Kulübü

Hayatım Futbol

|

Yazar ve editör kadrosunda teknik direktörümüz Emre Özcan ve oyuncumuz Uğur Karakullukçu'yu da barındıran, Türkiye'nin ilk ve tek haftalık dijital futbol dergisi olan Hayatım Futbol, 12. sayısında takımımıza yer verdi.




Uğur Karakullukçu'nun kaleminden Neurosport'umuzun hikayesini okumak için linki tıklayabilirsiniz.
Yazı derginin son sayfalarında.


Neurosport Futbol Kulübü

Havaya bakınca belli ama...

|

...yağmurdan tahmin edebileceğiniz gibi bugün Neurosport'umuzun maçı var.

Akşam 21:00'da Fulya Şan Siro Stadı'nda Neurosport'umuz 2011-12 sezonu formalarının siftahını yapacağı karşılaşmada ligin performansıyla şaşırtan ekiplerinden Dinamo Ekspres'i ağırlıyor.

Takımımıza ekteki yardımı yapacak fedakar taraftarlar aranıyor bu arada... Bilginize...

Neurosport Futbol Kulübü

PROTEL'in Başarısı

|


Bu sezon başı itibariyle imzalanan anlaşma kapsamında kulübümüzün yeni forma ana sponsoru olan PROTEL, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Harvard Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren All World Network ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) işbirliğinde gerçekleştirilen "Turkey Fast Growing 25" yarışmasında 2008-2010 yılları arasında %24 büyüme göstererek en hızlı büyüyen 100 şirketten biri olma başarısını gösterdi.

Sponsorumuz olan PROTEL'in bu başarısını gelecek yıllara da taşımasını dileriz.

Neurosport Futbol Kulübü

Hazırlık maçından çıkan sonuç: Hazırız

|

Gazoz Liginde fikstüre göre bu haftayı BAY geçecek olan takımımız "Yuvarlanmayan Badger toz tutar" düsturundan hareketle, Ahparig'le oynaması gereken ligdeki maçı son anda ertelenen Etkisiz Eleman'ı hazırlık maçında etkisiz hale getirdi.

Onur Erdem, Armağan Ükünç, Göksel Çoğalan, Eray Kaş, Emre Alayoğlu gibi anahtar oyuncularının yanı sıra, Berk Halimoğlu gibi olmasa da olur oyuncularından da mahrum sahaya çıkan Bal Porsukları karşılaşmanın hemen başında bir penaltı golüyle (Bilin bakalım kim yaptı?) 1-0 geri düştü. Daha sonra karşılıklı goller geldi ve ilk yarı 2-2 sona erdi. Takımımızın gollerini biri penaltıdan olmak üzere Serhat Barut kaydetti.

İkinci yarıda kalesinde gol görmeyen kırmızı beyazlılarımız Ozan ve Atiyashvili'nin attığı gollerle karşılaşmadan 4-2 galip ayrıldı.

Karşılaşmanın ikinci yarısının ortalarında Ayazma maçı galibiyet priminin bir kısmı olan şerbetli tatlılarla sahayı şereflendiren büyük başkan Caner Eler ve ortanca teknik adam İsmail Şenol da bu keyifli galibiyetin sevincini takımla paylaştılar. Skorun 4'e gelmesinde "Beylerr, primler geldi" nidalarının payı ne kadardır sorusu akıllarda soru işareti bıraktı.

Neurosport'umuz, bir aksilik olmazsa yeni formalarıyla çıkacağı önümüzdeki hafta Gazoz Ligi'nde, lig ikincisi Dinamo Ekspress'i konuk edecek. Yanları ağrımayan tüm as oyuncuların takımda yerini alması beklenen karşılaşmada amaç her zamanki gibi güzel futbol. Galip de gelirseler dadından yinmez...

Neurosport Futbol Kulübü

Formalar sızdı

|

Sezon başından beri geçen seneki formalarını dönüşümlü olarak, yeni takım arkadaşlarıyla değişimli kullanan Neurosport'umuz, 2012 yılına 15 gün kala yeni formalarına kavuşuyor.

Yeni formalarla ilgili basına sızan fotoğraflar aşağıdaki şekilde.




Yeni formalardan ortası koyu mavi olan formanın Porto esintisinin kulübün futboluna da yansıtacağı umuluyor.




Tamamı lacivert formayla ise bal porsuğu olmanın yanında, rakiplere horozlanan bir takım hüviyeti kazanılması planlanmış.



Neurosport Futbol Kulübü

Gazoz Ligi'ne Müdahaleye Karşıyız

|


Bugün öğlen saatlerinde GLFF'den (Gazoz Ligi Futbol Federasyonu) kulübümüze gelen faksta oyuncularımızdan Atilla Nesipoğlu, Soner Öztürk, Göksel Çoğalan, Onur Erdem ve Berk Halimoğlu'nun bu akşam oynanacak olan maçta forma giyemeyeceklerini hatta Şan Şiro Öktem Stadı'na dahi adım atmalarının yasak olduğu bildirilmiştir.

Geçerli nedeni öğrenmek için GLFF yetkililerini aradığımızda ise TFF'nin son günlerde yaptığı enteresan işlerin bizim ligimize de sıçrayacağından endişe ettiklerini belirterek faksta adı geçen oyuncularla ilgili herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınarak zihinlerde soru işaretlerinin çoğalmasına neden olmuşlardır.

Kulüp olarak adı geçen oyuncularımıza olan inancımız tamdır ve onların daima arkasındayız.

Neurosport Futbol Kulübü

El Bombastico'nun ardından...

|

El Bombastico demek en önce eğlence demek bizler için. Heyecan, kazanma hırsı, mücadele her zaman birinci planda olmadı El Bombastico'larda. Evet, "Bağış Erten'in takımını yenmek" önemli bir motivasyondu, hep yenmek için çıktık sahaya ama El Bombastico o altmış dakikadan hep daha fazlası oldu bizim için. Bir sanal alem fenomeni olmasını dahi sağlamıştık geçen sene. Twitter'da trending topics'e sokmayı başarmıştık Neurosport'u. Bugün tüm bu yapılanlar örnek oluşturmuş durumda.

Takvimler 16 Kasım 2011'i gösterdiğinde de üçüncü resmi El Bombastico gelmiş çatmıştı işte. Yine resmi twitter hesabımızdan hareketli günler yaşatmak için elimizden geleni yaptık. Önceki iki El Bombastico'ya göre daha sönük kaldı mı, evet kaldı, farkındayız. Bahane değil belki ama NTVSpor'un Doğuş Power Center'a taşınması önemli bir etkendir bunda. Belki yine, kulübün bilinçaltında maça aksettirilen ciddiyetin dışa vurumuyla dozaj düşük kalmıştır bilemiyoruz.

Bildiğimiz şu, saat akşam sekiz civarı Şan Ökten Tesisleri'nde toplanmaya başladığımızda yaşadığımız heyecan ve merak öncekilerden sönük değildi. Eksiği yoktu, fazlası vardı. İlk resmi El Bombastico'suna çıkacak isimler Çağrı Şenol, İlker Üçer, Berk Halimoğlu ve Serhat Barut için, daha önce maçları yaşamış ama forma şansı bulamamış oyuncular için ekstra yeni bir sahneydi o akşam o saha.

Ve o sahada o altmış dakikada olup bitenler de futbol adına üst düzey olmasa da hem mücadele, hem gol pozisyonları, hem de tüm El Bombastico'larda olduğu gibi centilmenlik açısından zirvedeydi.

Neurosport'umuz, 10. dakikada organize bir atağın sonucunda kaleciden dönen topu takipçiliğiyle tamamlayan Yücel Tuğan'ın golüyle 1-0 öne geçti. Oyundaki üstünlüğünü bu dakikalarda sürdüren Neurosport ilk yarının sonlarına doğru oyunun kontrolünde düşüş yaşadı ve oyun dengeye geldi.

İkinci yarıya taktik ayarlamalarla giren Ayazma baskısını arttırarak Neurosport'un pas yollarını tıkamayı başardı. Bugüne kadar oynadığı resmi ve özel tüm maçlarda bu tarz tıkanıklık anlarında kırılmayı başaran Neurosport bu kez oyun konsantrasyonu ve inancını yitirmeyerek oyunda kaldı. Ayazma'nın ataklarına gerekli savunma direncini de gösteren Neurosport tarihinin gol yemeden bitirdiği maçına imza attı ve sahadan 1-0 galip ayrıldı.

Maç sonunda oyuncularımızın sevinci görülmeye değerdi.

Her iki takım oyuncuları da maç sonrasında saha dışındaki çay bahçesinde ufak takılmalarla muhabbetlerini sürdürdüler. Neurosport yedek kulübesi ise her El Bombastico'da olduğu gibi yine hınca hınç doluydu. Hatta kalabalık yüzünden, zaman zaman yedek oyuncular ve teknik ekibin sahayla iletişimi konusunda sıkıntı yaşanmış olsa da girdiğimiz soğuk kış günlerinde, oldukça soğuk bir havada takımını desteklemeye gelen taraftarların desteği sevindirdi.

Neurosport, istediği beklediği gibi giremediği Gazoz Ligi 2011-12 sezonunda ilk iki haftada aldığı sıfır puanın üzerine iki haftada dört puan toplayarak 13 takımlı ligde sekizinci sıraya yükseldi. Her hafta bir takımın BAY geçtiği ve AKUT'un Van'daki deprem felaketine yardıma gitmesi nedeniyle maçlarının ertelendiği bir fikstürde şu anki tablo çok önemli gözükmese de Neurosport önündeki Tiyatro maçı öncesinde moral depolamış oldu.

Her zamanki gibi, skordan çok maç öncesi, maç sırası ve maç sonrasındaki muhteşem ortama katkıda bulunan Ayazma oyuncularına ve Neurosport taraftarlarına en derin sevgi, saygı ve teşekkürlerimizle


Neurosport Futbol Kulübü

 

©2009 Neurosport | Template Blue by TNB